Karton araba yapalım…

Çok ama çok sevimli bir karton oyncak serisi bulduk, hemen yayınlayalım istedik. Yapılışı çok kolay ve ortaya çıkan oyuncağı çok seveceğinizi tahmin ediyoruz.

Dediğimiz gibi tek bir oyuncak değil, bir seri. Ambulans, polis ve itfaiyeüçlüsü.

karton

Oyuncakları yapmak için ambulans,  polis,  itfaiye üçlüsünden istediklerinizi bilgisayarınıza indirin. Yazıcından çıktı alın. Çok kolay bir yapım sürecinden sonra oyuncaklarınız hazır…

Ä°yi eÄŸlenceler.

Ä°nternette kendi radyonuzu açın…

fm

Büyük kanalların radyolarını dinlemekten sıkıldıysanız, ya da arkadaşlarınızla ortak bir müzik paylaşım alanı elde etmek istiyorsanız size göre bir web hizmeti var. Aslında çok da yeni değil bu tarz siteler. Ama bu site yeni açıldı. Epey hoş özellikleri bir araya toplamış.Mesela tek hareketle kendinize bir hesap açmanız mümkün. Sonrasında hemen sevdiğiniz parçaları yükleyip arkadaşlarınıza linkinizi verip yayına geçebilirsiniz.

Sizin için deneme olarak 1-2 parça ile yayına geçtik. Toplamda 2-3 dakika vaktimizi aldı o kadar.

http://www.anywhere.fm/faideli/adresinden girip seçtiğimiz 2 adet güzel şarkıyı dinleyebilirsiniz.

Ne diyelim size iyi yayınlar…

Türkiye’nin ilk GüneÅŸ Teknesi “Nusrat”

Medyamız sayesinde çoğumuz magazine kaptırmış durumda kendini, kim kimle kiminle ne kadar önemli. Canlarımız, kanlarımız, kardeşlerimiz şehit olurken Doğu’da, Güneydoğu’da nedense bir Bülent Ersoy’un evliliği kadar ilgi çekmiyor. Bu magazin olaylarının tartışıldığı programlar dur durak bilmezken, ülkemizin gidişatı hakkında toplumuzu bilgilendireceği bir program neden yapılmıyor. Bunları çok merak ediyorum ve üzülüyorum.Bu sabah (11 Ağustos 2007) CNN Türk‘te “İnsanlar Yaşadıkça� adında bir belgesel izledim. Konu Nusrat’ın bugünkü ve geçmişteki başarısıydı.

Geçmişi ve bugünkü başarısı diyorum çünkü;

Nusrat Mayın Gemisi

“Nusrat mayın Gemisi, döşediği mayınlarla Çanakkale Savaşı’nın kaderini değiştiren 1912 yılında Almanya’nın Kiel şehrinde Germia tezgahlarında inşa ettirilmiştir. Bu tekne dar alanlarda kolayca manevra yapabiliyor ve az su çektiğinden mayın alanları üzerinde güvenle dolaşabiliyordu. İttihat ve Terakki Partisinin bir üyesi olan Albay Cevat tarafından yönlendirilerek boğazın çeşitli kısımlarına mayınlar döşemiş ve İngilizlere büyük kayıplar verdirmiştir.�

Evet, yıllar önce baÅŸarı üzerine baÅŸarı kazanan Çanakkale Savaşı’nın kaderini deÄŸiÅŸtiren Nusrat Mayın gemisi 92 yıl sonra Ä°TÃœ GüneÅŸ Takımı’nın projesi olan Türkiye’nin Ä°lk GüneÅŸ Teknesine adını verdi ve yine yıllar sonra Türkiye’nin, Türk’lerin adını dünyaya duyurdu Nusrat ile Ä°Tü GüneÅŸ Takımı. 13 -17 Haziran 2007 tarihlerinde A.B.D’nin Arkansan Eyaleti’nde Nusratdüzenlenen “Solar Splash 2007 – GüneÅŸ Tekneleri Yarışması Dünya Åzampiyonasıâ€?nda üçüncülük derecesini aldı. Fakat bu baÅŸarıya raÄŸmen Ä°Tü GüneÅŸ Takımı yarışma dönüşünde bir futbol takımı kadar ilgi görmezken, televizyon kanallarının ana haberlerinde bile yer bulamadı.

Çeşitli kategorilerde gerçekleştirilen yarışmada İTÜ Güneş Teknesi Takımı, yarışma sonucunda altı farklı ödüle layık görüldü. Dünya üçüncüsü güneş teknesi Nusrat, en iyi elektrik sistemi tasarımı, en iyi güneş enerjisi sistemi tasarımı, en iyi görsel sunum, en iyi çaylak takım ve manevra yarışı üçüncülüğü ödülleri ile birlikte toplam altı ödüle sahip oldu. Liderliğini İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi öğrencisi Münir Cansın Özden‟in yaptığı İTÜ Güneş Teknesi Takımı, Berkin Kılıç, Enishan Özcan, Ersin Demir, Esin İlhan ve Kenan Askan‟dan oluşuyor. Takımın danışmanlığını ise İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr.Deniz Yıldırım yürütmekte.İTÜ Güneş Takımı’nın Başarısı

Bu tür başarı hikayelerine gün geçtikçe kavuşuyoruz millet olarak ama ne kadar destekliyoruz, ne kadar ilgi gösteriyoruz bu meçhul. Umarım bu başarı Türk Sanayisi İş adamlarıda biran önce görürler ve İTÜ Güneş Takımı‘na destek olurlar ve bu proje biran önce seri üretime geçer.

Sizleri kutluyorum İTÜ Güneş Takımı ve başarılarınızın devamını diliyorum.

Not: Bu yazının tamamı pirasoglu.com adresinden alınmıştır. Konu gerçekten güzel, iÅŸleniÅŸi güzel. Çok fazla yorum yapmaya gerek kalmamış. Ancak şöyle bir nokta da dikkatimizi çekti. Ä°tü GüneÅŸ Takımı’nın sayfasını incelemek istediÄŸinizde Türkçe olmadığını görüyorsunuz. Türk Halkı’nın desteÄŸini bekleyen bir ekibin anadilini seçenek olarak vermesini beklerdik.

KurÅŸunkalemden acil durum lambası yapalım…

Mesela bir gece vakti arabanızla yolda kaldınız, yardım bulmak çok mümkün görünmüyor. Bir feneriniz olsa belki sorunu görüp halledebileceksiniz. O kadar da kolay biÅŸeydir ki belki de…

Bu durumda yanınızda bir kurÅŸunkalem varsa, biraz da el yeteneÄŸiniz ÅŸanslısınız. Bakın kurÅŸunkalem ile nasıl bir aydınlatma saÄŸlayabilirsiniz…

Eğer lazım olur da işinize yararsa, bir teşekkür mektubu atarsınız artık.

Önemli Not: Sakın gaz, benzin gibi yanıcı maddeleri kontrol için denemeyin. Canlı bir meşale olabilirsiniz.

17 AÄŸustos tekrarlanmasın…

deprem

Bir memlekette bilimin önüne siyaset, insan hayatının üstüne çıkarlar çıkmışsa o memleketin insanının işi çok zordur. Neden mi?

AÅŸağıda 17 AÄŸustos depremini yaÅŸayan bir gazetecinin yazısı var. YaÅŸamak ÅŸart deÄŸil nasıl milllet olarak yasa boÄŸulmuÅŸtuk hatırlarsınız. Åzimdi de Ä°stanbul depremi konuÅŸuluyor. Söylenti deÄŸil, iÅŸi bu olan bir bilim adamı televizyonlardan yalvarıyor. “Önlem alınsın, defalarca valiliÄŸe gittik, belediye baÅŸkanına gittik hala bir hareket yok” diyor.

UNUTMADIK…
UNUTTURMAYACAÄzIZ…

17 Ağustos gecesi herşey 45 saniyeye sığdı.

Zamanın durduğu, saatlerin akrep ve yelkovanlarının donduğu 45 saniye geride kaldığında, gecenin karanlığı yüzyılın felaketinin silüetlerini taşıyordu.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yaşanan acının ve depremin yıkıcı gücünün akılalmaz boyutları ortaya çıktı. Deprem bölgesine ilk koşanlar, yaşananlara tanıklık edenler ise gazeteciler oldu. Objektifler, kameralar enkazları taradı, anaların, çocukların gözyaşlarını tüm dünyaya aktardı, yardımların dağıtımında yaşanan aksaklıkları ortaya çıkardı.

Kimi kez fotoğraf çekerken ağlasalar, objektiflerinin netini yapmaya çalışırken hıçkırıklara boğulsalar da gazeteciler üzerlerine düşen görevi yerine getirmek için haftalarca deprem bölgelerinden ayrılmadılar.

O günlerin fotoÄŸraf karelerine sığmayan acıları bundan sonrası için birer ibret belgesi olarak önümüzde duruyor. Depremde yitirdiÄŸimiz canların, sönen ocakların sadece alın yazısı olmadığını biliyoruz. Ä°lgisizliÄŸin, başıboÅŸluÄŸun faturasını o 45 saniyenin sonunda Türk halkının ödediÄŸini unutmayacağız. Ve unutturmayacağız…

17 AÄŸustos ve 12 Kasım depremlerinde yaÅŸamlarını yitirenlerin anısı önünde saygıyla eÄŸiliyoruz…

Unutulmaması için bu konu ile ilgili resim galerisini görmenizi tavsiye ediyoruz.